Bitki Ansiklopedisi

Ginkgo

Ginkgo

Bileşimi:Diterpen laktonlar (%3.1)[ginkgolitler A, B, C ve J], seskiterpen lakton (%5-7) [bilobalid], flavonol glikozitleri (%22-27) [kersetin, kaemferol ve izoramnetin glikozitleri]
Etkisi:Pıhtılaşmayı önleyici ve antioksidan etkilerine bağlı olarak kalp ve damar hastalıklarında koruyucu olarak yararlanılmaktadır.
[Not: Demans, Alzheimer hastalığı ve diğer serebral yetmezlik gibi durumlarında ve periferal damar hastalıklarında tedavi için standart özüt ile hazırlanan ilaç şekillerinin kullanılması önerilir].
Kullanılış şekli:Benzer etki gösteren bitkisel ürünler ile birlikte çay halinde günde 3-4 defa içilebilir.
Uyarı:Ginkgo için kaynaklarda yer alan uyarılar genel olarak çay olarak kullanıldığında söz konusu değildir. Ancak yine de kan sulandırıcı ilaçlar ile birlikte uygulanması durumunda kanın pıhtılaşma zamanının izlenmesi önerilmektedir.
Öneriler:5000 yıl öncesine ait Çin kayıtlarında Ginkgo yapraklarının beyin için yararlı olduğu bilgisi yer almaktadır. Yürütülen gerek deneysel ve gerekse klinik bilimsel çalışmalar Ginkgo yapraklarının serebral bozuklukların geciktirilmesindeki etkinliğini ortaya koymaktadır. Beyin damarlarında kan akımını hızlandırmasının yanı sıra nöroprotektif (sinir uçlarını koruyucu) etkisi nedeniyle yaşa bağlı ortaya çıkan hafıza şikayetlerinin geciktirilmesinde yararlı olmaktadır. Yapılan çalışmalarda Ginkgo kullanımının sürekli olarak en az 3 ay süre ile kullanılması gerektiği görülmektedir. Bu nedenle gerek kullanımın sürekliliği ve gereke yeterli miktar uygulanması önemlidir. Çay şeklinde uygulandığında daha etkili olması için kaynar su ilave edildikten sonra ağzı kapaklı bir kapta 15 dakika kaynatılması gerekir.

Ginseng Kökü

Ginseng Kökü

Bileşimi:Saponinler [dammaran- ve oleanan- türevi; ginsenozitler], poliasetilen türevleri, polisakaritler.
Etkisi:Yorgunluk, bitkinlik gibi durumlarda vücut direncini artırır, bağışıklık sistemini destekler. Yeterli yararın görülebilmesi için uzun süreli kullanım gerekmektedir.
Bağışıklık sistemini düzenler (Scaglione, 1990)
Şeker hastası olmayan (normoglisemik) kişilerde yemek sonrası kullanıldığında kan şekerinin yükselmesini önler (Sotaniemi, 1995).
Kullanılış şekli:Bir büyük kapaklı fincan (150-200 mL) taze kaynatılmış sıcak su içerisine kaba ufalanmış ya da toz edilmiş 1-2 gram ginseng kökü ilave edilir. Kapağı kapatılarak 15-20 dakika bekletilir ve içilir. Daha etkili olması için kaynar su ilave edildikten sonra 10-15 dakika ağzı açık bir cezvede kaynatılarak süzülmesi önerilmektedir.
Uyarı:Kan şekerini düşürücü etkisi nedeniyle, kan şekerini düşürücü ilaçlar kullanan şeker hastalarının ilaç miktarını kontrol ederek azaltması gerekebilir. Bu nedenle, şeker hastalarının ginseng çayı tükettiği dönemlerdeki şeker miktarını kontrol etmesi önerilir. Ayrıca kan sulandırıcı ilaç kullananlarda kanın fazla akışkan hale gelmesine bağlı kanama riski olabilir. Bu nedenle ciltte morarma vb. belirtilere dikkat edilmesi gerekir.
Öneriler:Ginseng, değerli ve etkili bir bitkidir. Bu nedenle piyasada çok sayıda düşük kalitede ya da sahte ürün yer almaktadır. Etkili olabilmesi için mutlaka güvenilir kaynaklı ürün satın alınmalıdır. Ginseng köklerinin en önemli özelliği çok farklı hastalık üzerinde etkili olabilmektedir. Bu bakımdan “adaptojen” olarak tanımlanmaktadır. Bilhassa bağışıklık sistemini destekleyici, zihni ve bedeni güçlendirici etkisi nedeniyle 40 yaş üzeri kişilerde kullanılması önerilmektedir. Kan sulandırıcı, kan basıncını ve kan şekerini düzenleyici, sinir sistemini dengeleyici etkileri bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Etkili olabilmesi için en az 3-4 hafta kullanılması ve uygulanan kürlerin 2-3 aylık süreçler ile yıl içerisinde bir kaç defa tekrarlanması gerekir.

Hindiba

Hindiba

Bileşimi:Seskiterpenler [laktusin, laktukopikrin], kafeik asit türevleri [şikorik asit, klorojenik asit], hidroksikumarinler [umbelliferon], flavonoitler [hiperozit], polinler, inülin ve pentozanlar
Etkisi:Mide-bağırsak sistemi rahatsızlıkları: hafif safra söktürücü, sindirimi kolaylaştırır.
Kullanılış şekli:2-4 gram topraküstü kısmı ile hazırlanan çay 10-15 dakika demlendikten sonra içilir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Hindiba yaprakları, halk arasında karaciğer dostu olarak bilinir. Yapılan bilimsel çalışmalar da karaciğer hasarlarından koruyucu etkisini ortaya koymaktadır. Safra ifrazını artırması nedeniyle özellikle yağlı öğünlerden sonra sindirimi kolaylaştırmak üzere çay halinde kullanılması yararlı olacaktır.

Huş Ağacı

Huş Ağacı

Bileşimi:Flavonoitler (%1.5) [hiperozit, kersetin, mirisetin glikoztleri], triterpen saponinler [betulasaponinler], proantosiyanidinler, kafeik asit türevleri [klorojenik asit], uçucu yağ
Etkisi:Üriner sistem rahatsızlıkları: İdrar artırıcı (zayıf salüretik etkili), böbrek ve idrar yolu taşları, idrar yolu enfeksiyonlarında kullanılır.
Kullanılış şekli:2-3 gram kurutulmuş ve parçalanmış yaprak üzerine taze kaynatılmış su ilave edilerek 15 dakika demlenir. Günde 3-4 defa uygulama tekrarlanır.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Böbrek ve idrar yolu yangısı ve taş şikayeti olan kişilerde yangının giderilmesi, taşın düşürülmesi için çay şeklinde tüketilmesi önerilmektedir.

Ihlamur Çiçeği

Ihlamur Çiçeği

Bileşimi:Uçucu yağ (%0.01-0.02)[linalool, germakren, geraniol], flavonoitler [tilirozit, astragalin, izokersitrin], müsilajlar (%10), kafeik asit türevleri [klorojenik asit], tanenler
Etkisi:Solunum sistemi rahatsızlıkları: Soğuk algınlığında şikayetleri hafifletici, terletici, balgam söktürücü, hafif yatıştırıcı, yangı ve ağrı giderici.
Kullanılış şekli:2 gram kurutulmuş çiçek üzerine kaynatılmış sıcak su ilave edilerek 15 dakika demlendikten sonra içilir. Gün içerisinde bir kaç defa uygulama tekrarlanabilir.

Isırgan Yaprağı

Bileşimi:Flavonoitler (%0.7-1.8)[rutin, izokersitrin, astragalin], mineral tuzları [silisik asit (%1-4), potasyum (%0.6), kalsiyum, nitratlar (%1.5-3)], uçucu yağ [ketonlar; 2-metilhept-2-en-6-on].
Salgı tüylerinde histamin, serotonin, asetil kolin, formik asit, lökotrienler [LTB4, LTC4, LTD4] bulunmaktadır.
Etkisi:Üriner sistem hastalıkları: Böbrek ve idrar kesesinin enfeksiyonları ve yangısında, böbrek taşı düşürmek amacıyla kullanılır.
Yangısal hastalıklar:Romatizma şikayetlerinin hafifletilmesinde yardımcı. Deneysel çalışmalar yangı giderici ilaçlar ile birlikte kullanıldığında ilaçların etkisini kuvvetlendirdiğini göstermektedir.
Bağışıklık sistemini destekleyicidir.
Kullanılış şekli:1.5 gram ince parçalanmış yapraklar cezve içerisinde 150 ml soğuk su ilave edilerek kaynayıncaya kadar ısıtılır ve ateş kapatıldıktan sonra üzeri kapatılarak 10 dakika demlenmeye bırakılıp içilir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Deney hayvanları üzerinde yürütülen deneysel çalışmalar ile elde edilen bulgular ısırganın, yukarıda bahsedilenlerin haricinde bazı yararları bulunabileceğini göstermektedir. Taşıdığı flavonoitlerin kan pıhtılaşmasını engelleyici etkisi bulunmaktadır. Bu bakımdan kalp-damar hastalarında pıhtı oluşumunun önlenmesi bakımından çay halinde uygulanması yararlı olabilir. Kan şekeri yüksek kişilerde şekeri düşürücü etki göstermektedir (urtisin). Uterotonik etkisi nedeniyle rahim hareketlerini artırabileceğinden hamilelerde kullanımında dikkat edilmelidir.
Diğer taraftan, ısırgan yapraklarının zengin mineral içeriği nedeniyle ve polisakarit bileşenlerinin bağışıklık sistemi üzerinde etkilerine bağlı olarak taze çıktığı zamanlarda gıda olarak kullanılmaktadır.

Kakule

Kakule

Bileşimi:Uçucu yağ [sineol, linalil asetat, alfa-terpinil asetat], sabit yağ, nişasta
Etkisi:Solunum sistemi rahatsızlıkları: bakteri ve virüsler üzerinde etkilidir. Soğuk algınlığı, bronşit, öksürük, yüksek ateş şikayetlerinin hafifletilmesinde yararlıdır.
Bağışıklık sistemini destekler: Sık sık enfeksiyonlu hastalıklara yakalanan kişilerde direnç oluşmasına yardımcı olur.
Ağız ve boğaz yangılarında.
Sindirim sistemi rahatsızlıklarında: Uçucu bileşenleri safra artırıcı etkiye sahiptir. Sindirime yardımcı olur. Karaciğer ve safra şikayetlerinde, iştahsızlık durumunda yararlıdır.
Kullanılış şekli:Kapaklı bir fincanda 1.5 gram toz edilmiş tohum üzerine kaynatılmış su ilave edilerek 10-15 dakika demlendikten sonra içilir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Kakule tohumları uçucu yağ içeriğine bağlı olarak aroma vermek amacıyla yemeklerde kullanılmaktadır. Ancak biyolojik etkileri üzerinde yürütülen bilimsel çalışma sayısı son derece azdır. Bu çalışmalarda uçucu yağının yangıyı giderici, ağrı giderici ve spazm çözücü etkileri bulunduğu tespit edilmiştir. Yeni bir çalışmada kanser oluşumunu önleyici rolü bulunduğu bildirilmektedir.
Kakule tohumları ile hazırlanan çay soğuk algınlığı şikayetleri, sindirim sorunlarında etkili olmaktadır.

Karabiber

Karabiber

Bileşimi:Uçucu yağ (%1.2-2.6)[sabinen (%15-25), limonen (%15-20, karyofilen (%10-15), beta pinen (%10-12), alfa pinen (%8-12)], Amid asitler [piperin, piperilin, piperolein], polisakaritler (%45), sabit yağ (%10).
Etkisi:Karaciğer ve metabolik reaksiyonları destekler.
Tükrük bezleri ve mide mukozasının salgılamasını artırır, bu suretle sindirimi ve metabolizmayı hızlandırır.
Kullanılış şekli:Kapaklı bir fincanda 0.3-0.6 gram toz edilmiş meyve üzerine kaynatılmış su ilave edilerek 10-15 dakika demlendikten sonra içilir. Günde 1.5’a kadar kullanılabilmektedir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Karabiberin öncelikli etkinliği tükrük ve mide asidi salgılarını artırması nedeniyle sindirimi ve metabolizmayı hızlandırmasıdır. Toz edilmiş karabiber meyveleri ile hazırlanan çayın gargara şeklinde boğaz enfeksiyonlarında yararlı olduğu bilinmektedir. Bilhassa boğazda soğuk algınlığı belirtilerinin ilk hissedildiği süreçte uygulanması durumunda daha etkili olabilmektedir.
Ayrıca yürütülen çalışmalarda bağışıklık sistemini düzenleyici, yangıyı ve spazmları giderici, kanserleşmeyi önleyici etkileri bildirilmektedir. Karabiber meyvesinin bileşenlerinden biri olan piperinin biyolojik etkileri son yıllarda dikkat çekmektedir. Bilhassa Alzheimer hastalığı gelişiminin yavaşlatılması, tansiyonu düşürücü ve lipit metabolizmasını düzenleyici etkileri önemlidir. Ancak piperinin karabiber meyveleri içerisindeki oranı oldukça düşüktür.

Karanfil

Karanfil

Bileşimi:
Uçucu yağ (%14-21) [öjenol (%70-90), öjenol asetat (%17), beta-karyofilen (%5-12)], flavonoitler [astragalin, izokersitrin, hiperozit, kersetin-3, 4’-diglikozit], tanenler (%10) [elajiktanenler], triterpenler [oleanolik asit, maslik asit], steroller [beta-sitosterol]
Etkisi:
Ağız ve boğaz rahatsızlıkları: Ağız ve boğaz mukozası yangılarında yangı giderici; bakteri, mikomantar veya virüslerin yol açtığı ağız ve boğaz enfeksiyonlarında antiseptik olarak, ağrı hissini hafifletici.
Kullanılış şekli:
Kapaklı bir fincanda 1.5 gram toz edilmiş tohum üzerine kaynatılmış su ilave edilerek 10-15 dakika demlendikten sonra içilir.
Uyarı:
Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:
Geleneksel olarak karanfil tomurcukları gaz giderici, bulantıyı giderici amaçlarla kullanılmaktadır. Özellikle hazırlanan çayın gargara olarak kullanılması ile dişlerde çürümeye yol açan mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğu deneysel olarak ortaya konulmuştur. Dolayısıyla yemeklerden sonra içilen karanfil çayı hem ağız kokusunu gidererek güzel kokmasını sağlayacak hem de diş çürümelerinin önlemesinde katkısı olacaktır. Diğer taraftan, yürütülen bilimsel çalışmaların sonuçları karanfil çayının bazı kanserlerin önlenmesi bakımından yararlı olabileceğini ortaya koymuştur.

Kediotu kökü

Kediotu kökü

Bileşimi:İridoitler (%0.5-2.0)[valepotriatlar; izovaltrat (%46), izovaleroksihidroksi didrovaltrat (%10-20)], uçucu yağ (%0.2-1.0)[(-)-bornil izovalerenat, izovalerenik asit], seskiterpenler [valerenik asit (%0.1-0.9)], kafeik asit türevleri [klorojenik asit], piridin alkaloitleri (eser miktar, kedi feromonu).
Etkisi:Sinir sistemi rahatsızlıkları: Huzursuzluk, gerilim, uyku bozukluklarında etkili olmaktadır. Etkisi belirli bir süre (en az 20 gün) sürekli kullanıldığında giderek belirginleşmektedir. Bitkinin köklerinin en belirgin özelliği izovalerenik asit türevi uçucu bileşenlerinin kötü kokusudur (çorap gibi) [Not: ürünün bozunduğu anlamına gelmez].
Kullanılış şekli:Kediotu kökünün etkili bileşenleri ısıya hassastır. Bu nedenle kesinlikle kaynatılmamalıdır. Daha etkili bir çay hazırlamak için bir fincan taze kaynatılmış ve ılık hale (50-60 oC) gelmiş su içerisine istenen etki kuvvetine göre 2-5 gram (1 çay kaşığı) parçalanmış kök ilave edilerek bir gece bekletilir. Gün içerisinde 2-3 defa ve sonuncusu yatmadan önce birer fincan içilmelidir. Günlük toplam önerilen kök miktarı 15 gramdır.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir. Ancak yatıştırıcı ve depresyon ilaçları ile birlikte kullanılması, ya da alkol ile birlikte alınması durumundan ilaçların ya da alkolün etkisini kuvvetlendirebilmektedir.
Öneriler:Kediotu kökü sentetik yatıştırıcı ilaçlar gibi bağımlılık yaratmayan güvenilir bir yatıştırıcıdır. Özellikle uyku sorunlarının tedavisinde kullanıldığında uyku kalitesini artırdığı ve kişilerde sabah uyandığında sersemlik, konsantrasyon bozukluğu, başağrısı gibi yan etkilere yol açmadığı bildirilmektedir. Basit uyku sorunları için kullanılıyorsa akşam yemeğinden sonra ve yatmadan önce birer fincan içilmesi yeterli olabilir. Ancak daha ciddi vakalarda, etkisi sentetik sedatif ilaçlar gibi kuvvetli olmadığından, istenilen etkiyi sağlayabilmek için gün içerisinde bölünmüş olarak günde 4 defa ve en az 2-3 hafta süre ile kullanılması gerekir. Bu şekilde uygulamalarda sentetik yatıştırıcıların hastalarda yol açtığı gün boyu uyuşukluk şikayetleri kediotu kökü kullanımı için söz konusu olmamaktadır.

Kişniş

Kişniş

Bileşimi:Uçucu yağ (%0.4-1.7)[koriandrol (%60-75), borneol], sabit yağ (%13-21)[petroselinik asit, oleik asit, linolenik asit], hidroksikumarinler [umbelliferon, skopoletin].
Etkisi:Mide-bağırsak sistemi rahatsızlıkları: Uçucu bileşenleri mide özsuyu salgısını uyarır. Bu nedenle, sindirimi kolaylaştırmak üzere hazımsızlık, iştah kaybı şikayetlerinde ve gaz söktürücü olarak kullanılır.
Kullanılış şekli:Günde 3 defa yemek aralarında 1’er gram (1-2 çay kaşığı) parçalanmış tohum ile hazırlanan çay 15 dakika kapaklı fincanda bekletilerek içilir. Günlük önerilen miktar olan 3-4 gram parçalanmış tohumdur.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Kişniş çayı hazırlanması için tohumların kullanılmadan hemen önce parçalanması gerekir. Aksi takdirde parçalandıktan sonra bekletilen tohumlarda etkili bileşenler önem ölçüde uçarak kaybolur. Çay halinde uygulandığında sindirim sorunlarının giderilmesine yardımcı olur. Mide asidi salgısını uyardığı için iştahı artırır, sindirimi hızlandırır, bu suretle hazımsızlığı giderir ve gaz oluşumunu önler. Kişniş çay halinde tek başına olduğu gibi diğer çayların bileşimine de hem etkisine yardımcı olması ve hem de aromasını düzeltmek amacıyla ilave edilebilmektedir. Ayurveda sisteminde (Hint Geleneksel Tedavi Sistemi) eşit miktarlarda kişniş tohumu, zencefil kökü ve kuru üzüm meyvelerinden hazırlanan karışım ile hazırlanan çayın susuzluğu azalttığı ileri sürülmektedir.

Kuşburnu

Kuşburnu

Bileşimi:Tohumları çıkarılmış yalancı meyve: Karotenoitler, flavonoitler, meyve asitleri [malik asit, sitrik asit], glusitler (%12-15) [monosakaritler, oligosakaritler], pektinler, proantosiyanidinler, vitaminler [C vitamini %0.2-2.5].
Tüm meyve ve yalancı meyve: Yukarıda verilen bileşenlere ilave olarak tohumdan gelen içerik yer almaktadır. Sabit yağ (%8-10), uçucu yağ (%0.3), proteik maddeler, vitaminler [E vitamini].
Etkisi:Kuşburnu meyvesi, C vitamini bakımından en zengin bitkisel kaynaklardan biridir. Ayrıca proantosiyanidin ve flavonoit tipi fenolik bileşikler taşımaktadır. Gerek C vitamini ve gerekse fenolik bileşenlerine bağlı olarak kuşburnu meyvelerinin kuvvetli antioksidan etkiye sahip olduğu deneysel çalışmalarla gösterilmiştir. Kuşburnu meyveleri, bilhassa C vitamini içeriği nedeniyle soğuk algınlığından koruyucu ve tedavisine yardımcı olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bir diğer önemli yararı ise iltihaplı hastalıklardaki etkinliğidir. Son yıllarda kuşburnu meyvelerinin ileri yaşlarda yaygın görülen bir dejeneratif eklem hastalığı olan eklem kireçlenmesi (osteoartrit) ve romatizma ağrılarının giderilmesindeki yararları da klinik araştırmalarla ortaya konulmuştur (Orhan, 2007).
Soğuk algınlığı şikayetlerinde: Grip, nezle gibi enfeksiyonlu hastalıklarda C vitamini içeriği yanı sıra yangı giderici etkisinden yararlanılmaktadır.
Böbrek ve idrar yolu şikayetlerinde: İdrar artırıcı (meyve asitleri) ve yangı giderici bileşenleri böbrek taşı düşürmeye yardımcı olmaktadır.
Yangılı ve ateşli hastalıklar: Gerek yangı giderici ve gerekse C vitamini içeriğine bağlı olarak, romatizma, gut gibi yangılı hastalıklarda hasta şikayetlerini hafifletmede yardımcı olur.
Zayıflama diyetlerinde: İdrar artırıcı ve hafif müshil (pektin ve meyve asitleri) etkilerinin yanı sıra yangı giderici bileşenleri vücuttaki ödemin boşaltılmasında yararlı olmaktadır.
Mide ve bağırsak sistemi rahatsızlıkları: Mide özsuyu yetersizliği durumunda sindirimi kolaylaştırır. Kolik sancısı, safra şikayetleri ve safra taşında yararlı olabilir.
C vitamini eksikliğinde: C vitamini kaynağı olarak yararlı olmaktadır.
Kullanılış şekli:Günde 3 defa 2 gram parçalanmış tüm yalancı meyve üzerine taze kaynatılmış sıcak su ilave edilerek 10-15 dakika demlendikten sonra içilir. Yemeklerden 30 dakika sonra içilmesi önerilir.