Bitki Ansiklopedisi

Sarı Kantaron

Sarı Kantaron

Bileşimi:Antrasen türevleri (%0.1-0.15)[naftodiantronlar (hiperisin, psöydohiperisin)], flavonoitler (%2-4) [hiperozit, kersitrin, rutin, izokersitrin, amentoflavon], ksantonlar (%0.15-0.72)[1,3,6,7-tetrahidroksi-ksanton], açilfloroglusinoller [hiperforin], uçucu yağ [alifatik hidrokarbonlar, mono- ve seskiterpenler], oligomerik prosiyanidinler ve diğer kateşik tanenler (%6.5-15), kafeik asit türevleri [klorojenik asit].
Etkisi:Hafif ve orta derecede depresyonlarda kullanılmaktadır.
Kullanılış şekli:2-3 gram (2 çay kaşığı) parçalanmış bitki üzerine kaynatılmış sıcak su ilave edilerek 10 dakika demlendikten sonra içilir. Bu suretle 300 mg özüt alınabilmektedir. Günde 3 defa çay hazırlanarak içilmelidir. 15-20 gün içerisinde belirgin bir yarar sağlanamazsa bir uzmana danışılması önerilir.
Uyarı:Sarı kantaronun önerilen şekillerde kullanılması durumunda herhangi bir olumsuz etki riski düşüktür. Ancak hastanın kullandığı diğer ilaçlar ile etkileşerek etkilerinin kuvvetlenmesine ve dolayısıyla yan etkiler ortaya çıkmasına yol açabilmektedir. Bu bakımdan ilaç tedavisi gören kişilerin hangi ilaçlar ile etkileşebileceği konusunda bir uzmana danışmaları doğru olacaktır. Organ nakli hastalarının kesinlikle sarı kantaron içmeleri önerilmez. Organ reddini önleyen bazı ilaçların (siklosporin) vücuttan hızla atılmasına yol açmaktadır.
Öneriler:Sarı kantaron dünyada en çok kullanılan bitkisel ürünlerden biridir. Ülkemizde özellikle ülser ve yara tedavisindeki etkinliği ile bilinmektedir. Bazı kanserlerin tedavisinde yararlı olduğuna dair kayıtlar bulunmaktadır. Ancak dünyada popüler olan kullanılışı depresyon tedavisidir. Bu konudaki etkinliği bilimsel ve klinik çalışmalar ile ortaya konulmuştur. Dikkat edilmesi gereken husus, doğru bitki materyalinin, doğru miktarda ve doğru şekilde uygulanmasıdır. Sarı kantaronun etkisi hafif ve bazı orta derecede depresyon vakalarıdır. Bu bakımdan ağır vakalarda etkili olması beklenmemelidir. Sarı kantaronun bazı ilaçlar ile (kalp ilaçları, depresyon ilaçları, siklosporin, antikoagülan vd.) etkileşmesi nedeniyle mutlaka bir uzman görüşü alınmalıdır.

Sinameki Yaprağı

Sinameki Yaprağı

Bileşimi:Antrasen türevleri (%2.5-3.5)[sennozitler A, A1, B, C ve D], nafrasen türevleri [6-hidroksimusizin glukozit (C.senna), tinnevellin-6-glukozit (C.angustifolia)]
Etkisi:Stimulan müshil etki: Sennozitler ve kalın bağırsaktaki parçalanma ürünleri (rein antron) su ve elektrolit emilimini azaltarak bağırsak içeriğinin hacmini ve basıncı artırmak suretiyle kalın bağırsaktaki hareketliliği artırarak etki eder.
Kullanılış şekli:0.5-2 gram parçalanmış yaprak üzerine kaynatılmış sıcak su ilave edilerek 10 dakika demlendikten sonra içilir. Diğer bir hazırlanış şekli ise soğuk su içerisinde 10-12 saat bekletildikten sonra içilmesidir. Bu suretle hazırlanan çayın daha az sancı yapacağı ileri sürülmektedir. Bitki etkisini 10-12 saat sonra göstermektedir.
Uyarı:Müshil ilaçlarının 1-2 haftadan uzun süre sürekli kullanılması risklidir. Bazı ilaçlar ile etkileşmektedir. Özellikle kalp ve tansiyon ilaçlarının etkisini kuvvetlendirmekte, diğer bazı ilaçların ise etkisiz hale geçmesine neden olabilmektedir. Daha ayrıntılı bilgi almak için bir uzmana danışınız. Hamilelik döneminde kullanılması önerilmemektedir.
Öneriler:Sinameki kabızlık tedavisinde yararlanılan en popüler bitkidir. Ancak kabızlık tedavisi zorunlu olmadıkça ilaç ile tedavi edilmeye çalışılmamalıdır. Diyet programlarında düzenleme ve egzersiz yapılması, bağırsak hareketliliğini sağlayacak besinlerin kullanılması suretiyle sorunun giderilmesine çalışılmalıdır. Sinameki yaprakları içerisindeki etkili bileşenleri olan antrasenozitler iritan özelliği nedeniyle sık kullanımda bağırsaklarda tahrişe yol açmasının yanı sıra normal bağırsak tonusunun kaybına ve dolayısıyla baırsak tembelliğine neden olabilmektedir. Bu nedenle özellikle mürdüm eriği, demirhindi, incir gibi lif içeriği ve potasyum bakımından zengin şekerli laksatif etkili meyveler ile diyete destek sağlanmalıdır.

Siyah Çay ve Yeşil Çay

Siyah Çay ve Yeşil Çay

Bileşimi:
Yeşil çay:Polifenoller (%30-42) [kateşinler; (+)-kateşin, (+)-gallokateşin, (-)-epikateşin, (-)-epigallokateşin, (-)-epigallokateşin gallat]; Pürin alkaloitleri (%1-5) [kafein, teobromin, teofilin, vd.]; flavonoit (%20-30).
Siyah çay:Fermantasyon sırasında yeşil çay kateşinlerinden %15’i değişmeden kalır, geri kalan kısmı tearubijinlere ve teaflavinlere dönüşür. Polifenolik bileşimi; kateşinler (%3-10), tearubijinler (%12-18), teaflavinler (%3-6), flavonoller (%6-8), fenolik asitler (%10-12), pürin alkaloitleri (%2.8-3.6) ve mineraller (%10)
Etkisi:Yürütülen bilimsel saha çalışmaları (epidemiyolojik) ve klinik çalışmalar düzenli olarak uzun süreli yeşil veya siyah çay tüketiminin bazı hastalıkların engellenmesinde yararlı olabileceğini ortaya koymaktadır.
Antioksidan etki: Gerek yeşil çay ve gerekse siyah çay kuvvetli antioksidan etkiye sahiptir. Ancak siyah çayın etkisi, yapraklara uygulanan fermentasyon işlemi esnasında kateşinlerin polimerleşmesi neticesi kayba uğramaktadır. Her iki çayın antioksidan etkisine bağlı olarak kalp ve damar hastalıkları ve kanserlerde koruyucu rol oynadığı bildirilmektedir.
Kalp ve damar hastalıklarından koruyucu: Plazmanın antioksidan kapasitesini artırır, ateroskleroz ve miyokard enfarktüsü riskini azaltır (Leenen, 2000). Yeşil çay serum trigliserit ve total kolesterol seviyesini düşürür (Imai, 1995. Bu etkiler yeşil çay içilmesi durumunda daha kuvvetlidir.
Kanserlerde koruyucu: Bazı kanserlerin (kolon, göğüs, küçük hücreli akciğer, pankreas, özefagus kanserleri ve ağızda lökoplaki) oluşumunu engellemeye yardımcı olabileceği bildirilmektedir (Heber, 1999).
Taşıdığı pürin alkaloitleri (kafein vd.) nedeniyle merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi bulunmaktadır.
İdrar artırıcı (kafein vd.) olarak vücuttan ödemin boşaltılmasına yardım eder.
Hafif ishal vakalarında (kateşinler) şikayetlerin giderilmesi amacıyla yararlı olabilmektedir.
Ağız hijyeni: Her iki tip çayın da ağız sağlığını olumsuz etkileyen mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğu deneysel olarak ortaya konulmuştur. Dolayısıyla çayın şekersiz içilmesi, ya da gargara olarak kullanılması durumunda diş çürümelerinin önlenmesinde yardımcı olabileceği bildirilmektedir. Diğer taraftan, siyah ve yeşil çay, diş minelerinin kuvvetlenmesini sağlayan florür bakımından da zengindir.
Kilo kontrolünde; Yeşil çayın bileşiminde bulunan kateşinler (epigallo kateşin gallat) ve kafeinin birlikte yağ yakıcı etkisi bulunduğu bildirilmektedir (Dulloo, 1999). Bu nedenle, kilo vermek amacıyla uygulanan tedavilerde yararlı olabilmektedir.
Kullanılış şekli:2-2.5 gram siyah ya da yeşil çay yaprağı üzerine 150-250 mL (bir büyük fincan) taze kaynatılmış sıcak su ilave edilir. Kafeinin uyaııcı etkisinden yararlanmak için 3-5 dakika demlendikten sonra içilir. Eğer çay 10 dakikadan fazla demlenirse artan kateşin miktarına bağlı olarak kafein ile polifenoller bağlanarak kompleks oluşturmakta ve kafeinin uyarıcı etkisi kaybolmaktadır. Diğer taraftan, eski kayıtlarda çayın içerisine süt ilave edilmesi ile çayın içerisindeki polifenolik bileşiklerin süt proteinleri ile çözünmeyen kompleks yapı oluşturarak çayın antioksidan etkisinin yok olacağı şeklindeki uyarıların gerçek olmadığı deneysel olarak ortaya konulmuştur.

Tarçın

Tarçın

Bileşimi:Uçucu yağ [sinnamaldehit (%65), öjenol, sinnamilasetat, sinnamil alkol, sinnamik asit], diterpenler [sinzeylanol, sinzeylanin], oligomerik proantosiyanidinler, müsilajlar
Etkisi:Mide ve bağırsak rahatsızlıkları: İştah kaybı, sindirim yetersizliği, spazmlar, gaz ve şişkinlik hissini gidermek amacıyla yararlanılır.
Bakteri ve mikomantarlar üzerinde etkilidir.
Kullanılış şekli:0.5-1 gram kabuk parçalandıktan sonra kaynatılmış sıcak su içerisinde 15 dakika demlenerek içilir. Günde 3-4 defa içilir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir. Hassas kişilerde alerjik tepkimeler görülebilmektedir. Hamilelerde kullanılması önerilmemektedir.
Öneriler:Deneysel çalışmalarda tarçın kabuklarının kan şekeri ve kolesterolün düşürülmesinde etkili olduğu ortaya konulmuştur. Ancak ekili bileşen olarak tespit edilen sinnamilaldehit Çin tarçını kabuklarında daha yüksek oranda bulunmaktadır. Çin tarçını, seylan tarçınından biraz farklı bir uçucu yağının bileşimine sahip olduğundan daha güzel aromaya sahip olan Seylan tarçını gıda ürünlerinde tercih edilmektedir. Kan şekeri üzerinde bir etki beklendiğinde Çin tarçını tercih edilmelidir. Diğer taraftan, Seylan tarçını uçucu bileşenlerinin mikroorganizmalar üzerinde etkisi nedeniyle soğuk algınlığında çay olarak içilmesi, ya da yoğun derişimli çayının (%5-10) gargara olarak uygulanması yararlı olabilir.

Tıbbi Nane Yaprağı

Tıbbi Nane Yaprağı

Bileşimi:Fenolik asitler (%7)[kafeik, rozmarinik, klorojenik], uçucu yağ (%0.5-4.0)[mentol, menton], flavonoitler [apigenin, luteolin ve diosmetin glikozitleri]
Etkisi: Mide-bağırsak rahatsızlıklarında kullanılır. 
- Hazımsızlık, şişkinlik, aşırı gaz şikayeti.
- Mide-bağırsak sistemi, safra kesesi ve safra kanalının spazm şikayetlerinde.
Kullanılış şekli:Kurutulmuş 2 gram kadar nane yaprağı üzerine taze kaynatılmış su dökülerek 5-10 dakika demlenir ve içilir. Mide-bağırsak rahatsızlıklarında aç karnına günde 2-5 defa içilir.
Uyarı:Reflü şikayeti olan kişilerde ve safra salgısını artırdığı için safra taşı olan kişilerde dikkatle kullanılmalıdır.

Üzüm Çekirdeği

Üzüm Çekirdeği

Bileşimi:Oligomerik prosiyanidoller [kateşin, epikateşin], stilbenler [resveratrol, viniferinler], flavonoitler [kersetin ve kempferol glikozitleri], meyve asitleri [tartarik asit, malik asit, sitrik asit, süksinik asit, okzalik asit], fenil akrilik asit türevleri [p-kumaroil asit, kafeoil asit]
Etkisi:Antioksidan kaynaklı bileşenler arasında “oligomerik prosiyanidoller” önemli bir yere sahiptir. Bilimsel çalışmalar bu grup bitki bileşenlerinin özellikle kalp ve damar işlevleri üzerinde yararlı rolünü ortaya koymaktadır. Üzüm çekirdeği başlıca oligomerik prosiyanidol kaynakları arasındadır. İnsanlarda 14 gün süreyle bu tip bileşenler bakımından zengin üzüm içeceği verildiğinde kanı sulandırdığı ve kan akımının hızlandığı gözlenmiştir. Ayrıca antioksidan etkisine bağlı olarak oligomerik prosiyanidoller kötü kolesterolün (LDL) tehlikeli olan şekline (VLDL) oksitlenmesini önleyerek damar tıkanması riskini azaltmaktadır. Yapılan bir başka çalışmada, üzüm çekirdeği proantosiyanidinlerinin serbest radikallerle deneysel olarak oluşturulan beyin ve karaciğer hasarı üzerinde E vitamini, C vitamini ve beta karoten gibi antioksidanlardan daha kuvvetli koruyucu etki gösterdiği gözlenmiştir.
Kullanılış şekli:Parçalanmış tohumlar üzerine kaynatılmış sıcak su ilave edilip demlenmesi ile hazırlanan çay suda çözünen bileşikleri (bilhassa oligomerik prosiyanidoller) taşımaktadır.
Uyarı:Herhangi bir risk bildirilmemiştir.

Yaban Mersini

Yaban Mersini

Bileşimi:Kateşik tanenler (%1-7), mirtillin (gallik asit glikoziti), flavonoitler [hiperozit, kersitrin, izokersitrin, astragalin], kafeik asit türevleri [klorojenik asit], fenolik asitler [salisilik asit, gentisik asit], iridoit monoterpenler [asperulozit, monotropein], kinolizidin alkaloitleri
Etkisi:Taşıdığı polifenolik bileşenlerin antioksidan etkileri bulunmaktadır. Dolayısıyla kalp ve damar hastalıklarında koruyucu olarak ve kan şekerinin düzenlenmesinde önerilmektedir.
Kullanılış şekli:1-2 çay kaşığı (1 gram) parçalanmış yaprak üzerine kaynatılmış sıcak su ilave edilerek 10-15 dakika bekletildikten sonra içilir.
Uyarı:Uzun süreli ve yüksek miktarlarda kullanımları taşıdıkları kateşik tanenler nedeniyle midede rahatsızlık ve kabızlığa yol açabilir.
Öneriler:Yaban mersini yaprakları kan şekerini düşürücü, kalp ve dolaşım sorunlarında, artrit ve mide sorunlarında yararlı olabilmektedir. Ancak taşıdığı tanenler nedeniyle kullanılan miktara dikkat edilmelidir.
Yaban mersininin daha çok bilinen kısmı meyveleridir. Antosiyanin türevleri bakımından zengin meyveler bilhassa göz problemlerinde yararlı olmaktadır. Göz yorgunluğu, glokom (göz tansiyonu), diyabetik retinopati, gece görlüğü gibi göz hastalıklarında önerilmekte, özellikle göz sağlığının ve görüş kuvvetinin korunmasında yararlı olabileceği ileri sürülmektedir.

Yasemin Çiçeği

Yasemin Çiçeği

Bileşimi:Uçucu yağ
Etkisi:Yasemin çiçekleri, Çin ve Ayurvedik tedavi sistemlerinde karaciğer ve mide rahatsızlıklarında, baş, diş ve adet dönemi ağrılarında kullanıldığı bildirilmektedir. Batı tababetinde ise hoş kokusu nedeniyle çay formülasyonlarına aroma vermek için ilave edilmektedir.
Kullanılış şekli:Aroma vermek için çay karışımları içerisine ilave edilir.
Uyarı:Herhangi bir olumsuz durum bildirilmemiştir.

Zencefil

Zencefil

Bileşimi:Oleorezin (%4-10) [başlıcası gingeroller ve türevi şogaoller], uçucu yağ (%1.0-3.3) [başlıcası beta-bisabolen, zingiberen vd. seskiterpenler], karbohidratlar (%40-60) [başlıcası nişasta], protein ve amino asitler (%9-10).
Etkisi:Taşıt tutması, hamilelikte sabah bulantıları ve kemoterapi gören hastalarda ilacın yol açtığı bulantı ve ameliyat sonrası anestezinin neden olduğu bulantının bastırılmasında yararlanılmaktadır. Bulantıyı önleyici etkisini doğrudan mide üzerinde göstermekte, merkezi sinir sistemi üzerinde herhangi bir yatıştırıcı özelliği bulunmamaktadır.
Safra artırıcı etkisi nedeniyle yemek sonrası uygun miktarlarda kullanıldığında yağlı besinlerin sindirimine yardımcı olur.
Kemik romatizması (osteoartrit) hastalarında yangıya bağlı şikayetlerin hafifletilmesinde yararlı olabilir.
Kullanılış şekli:Şikayetin derecesine göre 0.25-1.0 gram zencefil çayı üzerine bir fincan taze kaynatılmış sıcak su ilave edilerek 20 dakika bekletildikten sonra içilir. Taşıt tutması şikayetlerinin giderilmesinde seyahatin süresine göre 3-4 saat aralıklar ile birer fincan içilebilir. Daha etkili bir çay için kısık ateş üzerinde ağzı kapalı kapta 10 dakika kaynatılması, limon ve bal ilave edilmesi önerilmektedir.
Uyarı:Hamilelerde zencefil miktarı günlük 1.5 gramın üzerine çıkarılmamalıdır. Safra salgılanmasını artırdığından, safra kesesi çıkarılmış olan kişilerde (kolesistektomi) zencefil kullanılması arka-bel hizasında ağrılara yol açabilir (sızı dışında bir risk bulunmamaktadır). Safra taşı şikayeti olan kişilerde safra akışının artması nedeniyle taşın hareket ederek safra kanalını tıkama riski bulunuyorsa zencefil kullanılması önerilmemektedir.
Öneriler:Zencefilin sağlık için yararları çok sayıda bilimsel çalışma ile ortaya konulmuştur. Safra salgısını artırması nedeniyle bilhassa yağlı yemeklerden sonra sindirime yardımcı olmakta, sancıyı gidermektedir. Yangı giderici etkisi nedeniyle artrit gibi yangılı hastalıklarda şikayetlerinin hafifletilmesinde yararlanılmaktadır. Bilhassa hamilelik bulantıları ve taşıt tutmasında kullanılmaktadır. Limon ve ballı çayı soğuk algınlığında, boğaz ağrısında ve öksürüklerde etkilidir.

Zerdeçal

Zerdeçal

Bileşimi:Uçucu yağ (%3-5)[alfa ve beta-tumeron (aromasını veren bileşenler), artumeron, zingiberen, kurkumol]; kurkuminoitler (%3-5)[kurkumin, dimetoksi kurkumin]; 1,5-diaril-penta-1.4-dien-3-on türevleri; nişasta (%30-40).
Etkisi:Karaciğer hasarını önleyici (antihepatotoksik), antioksidan, kan lipit seviyesini koruyucu (antihiperlipidemik), yangı-giderici, tümör önleyici ve antimikrobiyel etkileri deneysel çalışmalar ile ortaya konulmuştur. Son yıllarda gerek deneysel ve gerekse klinik çalışmalar zerdeçal içerisindeki temel bileşenlerden kurkuminoitlerin kanserlerin önlenmesi ve tedavisinde etkili olabildiğini ortaya koymaktadır.
Mide ve bağırsak sisteminde: Safra akışını artırıcı etkisi nedeniyle yağlı gıdaların sindirilmesine yardımcı olur, iştahı artırır.
Kullanılış şekli:Kapaklı bir cezvede kaynamakta olan su içerisine ufak parçalara parçalanmış 0.5-1 gram zerdeçal ilave edilerek kapağı kapatılır ve 5 dakika kaynatmaya devam edildikten sonra süzülerek içilir. Bu şekilde hazırlanan çay öğün aralarında günde 2-3 defa içilir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir. Bitkinin safra artırıcı etkisi nedeniyle safra taşı olan kişilerde, büyük taşların hareket ederek kanalı tıkaması söz konusu olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Hamilelikte rahim hareketlerini artırabileceği için kullanılması önerilmemektedir.
Öneriler:Zerdeçal ve bilhassa temel bileşenlerinden olan kurkuminoitler son yıllarda çok sayıda bilimsel araştırmanın konusu olmuştur. Bilhassa çeşitli tip kanserlerin önlenmesi ve tedavisinde gerek çayı, gerekse diğer formüllerinin kullanılması önerilmektedir. Amerikan Sağlık dairesi tarafından çok sayıda klinik çalışma programı yürütülmektedir. Yangı giderici, kan sulandırıcı, antioksidan etkileri nedeniyle artritler, Alzheimer hastalığı gibi önemli sağlık sorunlarında yararlanılmaktadır.